Suna'nın Kızları

Suna Kıraç’ın eğitim alanındaki çabalarını, değerlerini, hedeflerini ve vizyonunu yaşatacak olan “Suna’nın Kızları”, Suna ve İnan Kıraç Vakfı çatısı altında yürütülecek.

Suna Kıraç

1941’de Ankara’da doğan Suna Kıraç, Arnavutköy Amerikan Kız Koleji’nden mezun oldu ve Boğaziçi Üniversitesi’nde Bankacılık ve Finansman konularında eğitim aldı. İş hayatına, 1960’da Koç Holding’in kurucusu Vehbi Koç’un yardımcılığını yaparak başladı. 1970’de Personel ve İdare Departmanı Başkan Yardımcılığı, 1980’de ise Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği görevini üstlendi.

Suna Kıraç, gerek iş gerek toplumsal hayatta Türkiye’nin sanayi, eğitim, kültür ve sanat alanlarında gelişmesine önemli katkılar sundu. Koç Üniversitesi, Koç Okulu ve Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı'nın kuruluşuna öncülük etti. T.C. Bakanlar Kurulu'nun 23 Eylül 1997 tarihli kararı ile ülkemize eğitim, sağlık ve sosyal hizmet alanlarında yaptıkları katkılar dolayısıyla 27 Ekim 1997’de T.C. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından "Devlet Üstün Hizmet Madalyası" ile ödüllendirildi.

1 Temmuz 1999'da, üstün yöneticilik ve liderlik vasıfları ile Koç Holding'e, iş dünyasına ve Türk çocuklarının eğitimine katkılarından dolayı London Business School tarafından "Onur Üyeliği" ile ödüllendirildi. 13 Mart 2001'de, Akdeniz Medeniyetleri Araştırma Enstitüsü'nün kuruluşu çalışmaları ve Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı'nın eğitim binası yapımındaki çabaları nedeniyle Türk Üniversiteli Kadınlar Derneği, Antalya Şubesi tarafından "Yılın Kadını" seçildi. 7 Kasım 2001'de Gönüllü Kuruluşlar Ulusal Kadın Sağlığı Komisyonu KASACOM tarafından Millenyum Gönüllüleri Üstün Hizmet Ödülü'ne layık görüldü.

2006 yılında yayımlanan, tüm geliri TEGV’na bağışlanan ve editörlüğünü Rıdvan Akar’ın yaptığı “Ömrümden Uzun İdeallerim Var” adlı kitabı yılın en çok satan kitaplarından biri oldu.

Vehbi Koç Vakfı Yönetim Kurulu Üyeliği, Suna ve İnan Kıraç Vakfı Yönetim Kurulu Başkanlığı, Koç Üniversitesi, Türk Eğitim Vakfı, Türkiye Aile Planlaması Vakfı ve Robert Koleji Mütevelli Heyeti Üyeliği, Eğitim Gönüllüleri Vakfı Kurucu Üyeliği ve Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerinde bulunan Suna Kıraç, 15 Eylül 2020’de vefat etti.

Suna Kıraç, yaşamı boyunca vizyoner ve lider kişiliği ile geleceğe iz bırakan bir figür; Türkiye’nin kadınları için ilham veren bir rol model oldu.

Suna'nın Gözleri

“Sizi huzur ve dinginlikle izliyorum. İdeallerimi paylaşanlar sizler... Size sesleniyorum... Ülkemiz, evlâtlarımız ve yarınlarımız için elini taşın altına koyan, zamanını, parasını ve yaşamını bu uğurda geçiren sizler... Yol arkadaşlarım... Mutlulukla başarınızı izliyorum. Attığınız her adımda, çizdiğiniz her hedefte ben de varım. Ördüğünüz her tuğlanın harcında, yarattığınız her eserde, yaptığınız her araştırmada ben de varım. Çocukların mutluluğu için... Unutmayın, hep yanınızda olacağım...”

Mehmet Ali Birand tarafından hazırlanan “Suna’nın Gözleri” Belgeseli, Suna Kıraç’ın en yakın çevresinin gözünden yaşamına dair samimi bir bakış açısı sunuyor.

Suna'nın Kızları

Ülkemizdeki sanayi, eğitim, kültür ve sanat alanlarının gelişmesine büyük ve önemli katkılar sunmuş olan iş insanı Suna Kıraç, 15 Eylül 2020’de aramızdan ayrıldı. Suna Kıraç’ın vefatının birinci yıl dönümünde kızı İpek Kıraç, “Suna’nın Kızları” adını taşıyan yeni bir eğitim seferberliği için yola çıktı. Suna Kıraç’ın eğitim alanındaki çabalarını, değerlerini, hedeflerini ve vizyonunu yaşatacak olan “Suna’nın Kızları”, Suna ve İnan Kıraç Vakfı çatısı altında yürütülecek. Ülkemizin dört bir köşesinde eğitime erişemeyen, erişen ama tamamlayamayan, tamamlayan ancak gerçek anlamda nitelikli eğitim alamayan kız çocuklarına ulaşacak. Annesi Suna Kıraç’ın bir eğitim gönüllüsü olarak yaşamını eğitimde fırsat eşitliği çalışmalarına adadığını hatırlatan İpek Kıraç, vefatının birinci yıl dönümünde “Suna’nın Kızları” ile yola çıkmanın heyecanı içinde olduğunu belirtti. İpek Kıraç, “Dünya pek çok zorlukla aynı anda mücadele ettiğimiz bir dönemden geçiyor. Her biri devasa ve çözümü için büyük çabalar gerektiren sorunlar karşımızda duruyor. Tüm bunların içinde eğitim en önemlisi. Eğitim alanında yüzleşmemiz, çözmemiz gereken çok büyük konular, sorunlar var. Ancak mücadeleden vazgeçmemeli, umutlarımızı kaybetmemeliyiz. Annemin bir sözü vardır; ‘Planlarımızı önümüzdeki yoğun sise göre değil, ilerideki parlak ufuklara göre yapıyoruz’. “Suna’nın Kızları” ile böyle bir noktadayız ve ilerideki parlak ufuklar için, Türkiye için, kız çocukları için, eğitimde fırsat eşitliği için harekete geçtik. Her yönüyle gelişmiş ve kalkınmış bir Türkiye hayali kuruyoruz. Türkiye’deki tüm kız çocukların zorunlu eğitimlerini tamamlamaları, aldıkları eğitimin niteliği ile de çağı yakalayabilmeleri ve hayattaki potansiyellerine ulaşmaları için çalışacağız.”

Her gülümseme bir ödül

Suna Kıraç tüm yaşamı boyunca; memleket sevgisi, idealleri, eğitim ve bilime olan inancı ve sanata olan ilgisiyle hareket eder. Bu alanlardaki projelerini hayata geçirmek için büyük bir çaba sarf eder. Sayısız projeye öncülük ederek, çocukların yüzlerine tebessüm kondurarak, geleceğe iz bırakacak kurumlara imza atarak ve elindekileri paylaşarak belki de kendi kendini ödüllendirir. Ancak bu yetmez. Suna Kıraç’ın hayata iz bıraktığı her proje, ona aynı zamanda bir ödül olarak geri döner. Ülkemiz için yaptıkları da tescillenir adeta…

İş hayatında bir "Koç kızı"

Türkiye’de modern anlamda ilk üst düzey iş kadınıdır Suna Kıraç… Henüz öğrenciyken “Zengin ailelerin kızları çalışmaz” ön yargısını, annesinin desteği ve babasının kararıyla kırar. 1960 yılında Vehbi Koç’un asistanı olarak başladığı, yıllar içinde yeni sorumluluklar aldığı, Koç Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği’ne kadar uzanan iş hayatında Türkiye’nin sanayileşme yolculuğuna tanıklık ve öncülük eder. Koç Topluluğu’nda aile komitesinde, icra komitesinde, yönetim kurulunda görevler üstlenir. Güçlü vizyonuyla, çalışkanlığıyla, disipliniyle, inandığı değerleri sonuna kadar savunması ve problemlerin can damarına inmeyi başarmasıyla -başta kadın yöneticiler olmak üzere- herkes için rol model olur.

İdol iş insanından tavsiyeler

Suna Kıraç, kadınları her zaman cesaretlendirir. Kendi sözleriyle, “Kadın yöneticilerin en büyük özellikleri, yararlı ve güçlü yönleri, içgüdülerinin kuvvetli olması, insan tanımak ve tartmakta yüksek vasıflı olmalarıdır. Estetiktirler, sabırlıdırlar, mali konularda hassas ve güvenilir kişilerdir. Kadınlar bir müessese için değerli varlıklardır.” Daha 1976 yılında, Bizden Haberler için kaleme aldığı bir yazıda bu değerin Topluluk içerisinde nasıl algılandığını şöyle anlatır: “Koç Topluluğu’nda kadınlar değişik üretim ve hizmet dallarında çalışmaktadırlar. Üstlendikleri görev ve ücretler bakımından erkeklerden ayrıcalıkları yoktur. Toplumumuzun çalışma anlayışına göre çalışan kadınlarımıza, yukarı ve sevk idare kademeleri ve kilit mevki görevleri her zaman açıktır.”

Tarihe not düşen bir gönüllülük hareketi: TEGV

“Çünkü bu ülkede yaşamak ve mücadele etmekte kararlıyım. Eleştirenlerden değil eleştirilenlerden olmak arzusundayım. Konuşanlardan değil, iş yapanlardan olmaya karar verdim.” Bu cümle Suna Kıraç’ın hayatını ve ideallerini en iyi özetleyen cümlelerden biridir. Varlığını ve yaşama amacını ortaya koyan bu cümleler, onun geleceğe dönük en önemli eseri olan Türkiye Eğitim Gönüllüleri Vakfı’nın (TEGV) kuruluşunu da anlatır aynı zamanda.